to benefit
be
ˈbɛ
be
ne
ni
fit
fɪt
fit
befit

"benefit"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to benefit
01

yararlanmak

to gain something good from something or someone 
Intransitive: to benefit from sth
to benefit definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
benefit
3. tekil kişi
benefits
şimdiki zaman ortacı
benefiting
basit geçmiş zaman
benefited
geçmiş zaman ortacı
benefited
Örnekler
By attending the workshop, she hoped to benefit from expert advice. 

Atölyeye katılarak uzman tavsiyelerinden yararlanmayı umuyordu.

02

yararı dokunmak

to help or be useful 
Transitive: to benefit sb/sth
Örnekler
Wearing sunscreen benefits your skin in sunny weather. 

Güneş kremi sürmek, güneşli havalarda cildinize fayda sağlar.

Benefit
01

çıkar, kâr

an advantage or a helpful effect that is the result of a situation 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
benefits
Örnekler
One of the main benefits of exercise is improved mental health. 

Egzersizin temel faydalarından biri, zihinsel sağlığın iyileştirilmesidir.

02

yardım, ödeme

a financial aid provided by the government for people who are sick, unemployed, etc. 
Dialectbritish flagBritish
welfareamerican flagAmerican
Örnekler
He was able to receive benefits while he searched for a new job after being laid off. 

İşten çıkarıldıktan sonra yeni bir iş ararken yardımlar alabildi.

03

yardım toplama etkinliği

the occasions or events like concert or performance that are arranged with the aim of generating funds for those who are in need 
04

fayda, yan hak

something extra provided to employees or individuals in addition to their regular salary 
Örnekler
Health insurance is a common benefit offered by many companies. 

Sağlık sigortası, birçok şirket tarafından sunulan yaygın bir faydadır.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store