to sparkle
spa
ˈspɑ:
spaa
rkle
əkl
ēkl
spackle

"sparkle"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to sparkle
01

parıldamak, pırıldamak

to shine with small, bright flashes of light 
Intransitive
to sparkle definition and meaning
Örnekler
The campfire sparkled as the logs crackled and burned. 

Kamp ateşi, kütükler çatırdayıp yanarken parıldıyordu.

02

parlamak, ışıldamak

be lively and charming in conversation and demeanor 
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
sparkle
3. tekil kişi
sparkles
şimdiki zaman ortacı
sparkling
basit geçmiş zaman
sparkled
geçmiş zaman ortacı
sparkled
Örnekler
She sparkled at the dinner party, effortlessly engaging everyone with her quick wit and infectious laughter. 

O, akşam yemeği partisinde parladı, hızlı zekası ve bulaşıcı kahkahasıyla herkesi zahmetsizce etkiledi.

03

köpürmek, fokurdamak

(of liquids) to produce small bubbles or effervescence 
Intransitive
Örnekler
The champagne began to sparkle as it was poured into the flutes, its bubbles dancing in the light. 

Şampanya flütlere dökülürken köpürmeye başladı, kabarcıkları ışıkta dans ediyordu.

Sparkle
01

parıltı, ışıltı

merriment expressed by a brightness or gleam or animation of countenance 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
02

parıltı, ışıltı

the quality of shining with a bright reflected light 
03

kıvılcım, parıltı

the occurrence of a small flash or spark 
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store