Ara
southerly
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
The hikers traveled southerly to reach the warmer climate.
Yürüyüşçüler, daha sıcak bir iklime ulaşmak için güneye doğru seyahat ettiler.
02
güneye doğru, güney yönünde
toward the north, originating in the south
Örnekler
A breeze blew southerly, carrying the scent of salt and warm earth.
Bir esinti güneye doğru esti, tuz ve sıcak toprak kokusunu taşıyordu.
southerly
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
A strong southerly wind swept across the plains, bringing warm air with it.
Güçlü bir güneyli rüzgar, sıcak hava getirerek ovaları süpürdü.
02
güneye doğru, güney yönünde
directed or moving in the direction of the south
Örnekler
The hikers continued their trek in a southerly direction, hoping to reach the beach by dusk.
Yürüyüşçüler, gün batımına kadar sahile ulaşmayı umarak, güney yönünde yürüyüşlerine devam ettiler.
Örnekler
The southerly parts of the country are known for their warm climate and scenic coastlines.
Ülkenin güney kesimleri, sıcak iklimi ve manzaralı sahil şeridi ile bilinir.
Southerly
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
southerlies
Örnekler
A strong southerly picked up in the afternoon, making the temperature rise.
Öğleden sonra güçlü bir güney rüzgarı çıktı ve sıcaklığın yükselmesine neden oldu.
Leksikal Ağaç
southerly
south



























