snake
snake
sneɪk
sneik
shakestakesnareslake

"snake"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Snake
01

yılan

a legless, long, and thin animal whose bite may be dangerous 
snake definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
hayvan
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
snakes
Örnekler
I watched as the snake swallowed its prey whole. 

Yılanın avını bütün olarak yutmasını izledim.

02

sinsi

a person treacherous, deceitful, or willing to betray others 
snake definition and meaning
gayriresmî
saldırgan
Örnekler
She called him a snake after he switched sides. 

O taraf değiştirdikten sonra ona yılan dedi.

03

yılan, kablo

any object that is long, thin, and flexible, resembling the shape or movement of a snake 
Örnekler
He held a snake of rope to measure the distance. 

Mesafeyi ölçmek için bir ip yılanı tuttu.

04

tıkanıklık açıcı, boru temizleme teli

a long, flexible steel cable used to clear clogs in pipes, especially curved or obstructed ones 
Örnekler
The plumber ran a snake down the drain to remove the blockage. 

Tesisatçı tıkanıklığı gidermek için kanalizasyona bir boru temizleme teli indirdi.

05

Yılan, Yılan Takımyıldızı

a faint, long constellation in the southern hemisphere, located near the equator between Virgo and Cancer 
Örnekler
The snake is best viewed in the southern hemisphere summer. 

Yılan en iyi güney yarımküre yazında görülür.

to snake
01

kıvrılmak, sürünmek

to glide in a winding, sinuous motion 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
snake
3. tekil kişi
snakes
şimdiki zaman ortacı
snaking
basit geçmiş zaman
snaked
geçmiş zaman ortacı
snaked
Örnekler
Smoke snaked up from the chimney. 

Duman, bacadan yılan gibi yükseliyordu.

02

kıvrılmak, dolanmak

to travel along a twisting or curving route 
Örnekler
The road snaked through the hills. 

Yol tepelerin arasından kıvrılarak geçiyordu.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store