Ara
to skedaddle
01
tüymek, kaçmak
to run away hastily, often in a disorderly or hurried manner
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
skedaddle
3. tekil kişi
skedaddles
şimdiki zaman ortacı
skedaddling
basit geçmiş zaman
skedaddled
geçmiş zaman ortacı
skedaddled
Örnekler
When they heard the loud noise, the startled animals began to skedaddle into the safety of the nearby forest.
Yüksek sesi duyduklarında, ürken hayvanlar yakındaki ormanın güvenliğine doğru kaçmaya başladılar.
Skedaddle
01
hızlı kaçış, çabuk firar
a quick escape
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
skedaddles
Örnekler
At the first sound of sirens, the thieves made a skedaddle.
Sirenlerin ilk sesinde, hırsızlar kaçış yaptı.



























