sheltered
01
korunaklı, korunmuş
protected from danger or bad weather
02
korunmuş, korunaklı
having been protected from hardships or difficulties, often resulting in limited exposure to real-world challenges
Örnekler
She lived a sheltered life, unaware of the struggles faced by many.
O, birçok kişinin karşılaştığı zorluklardan habersiz, korunaklı bir hayat yaşadı.
His sheltered childhood left him unprepared for adulthood.
Onun korunaklı çocukluğu onu yetişkinliğe hazırlıksız bıraktı.
Leksikal Ağaç
sheltered
shelter



























