Ara
sharply
Örnekler
The contrast between light and dark was displayed sharply in the black and white photograph.
Siyah beyaz fotoğrafta ışık ve karanlık arasındaki kontrast keskin bir şekilde sergileniyordu.
02
şiddetli
with a sudden and significant change; dramatically
Örnekler
His voice rose sharply as he expressed his frustration with the situation.
Durumdan duyduğu hayal kırıklığını ifade ederken sesi ani bir şekilde yükseldi.
03
sertçe, saldırgan bir şekilde
in an aggressive manner
Leksikal Ağaç
sharply
sharp



























