Ara
Seeing
01
görme, görüş
normal use of the faculty of vision
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
singular
not gender specific
02
görme, görüş
perception by means of the eyes
seeing
01
gören, görme yetisi olan
having vision, not blind
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most seeing
karşılaştırma derecesi
more seeing
derecelendirilebilir
alan
vision, ability, health
seeing
01
gördüğün gibi, madem ki
used to provide context or justification for an action, decision, or statement
Örnekler
Seeing as it's raining, we should take umbrellas.
Gördüğümüz gibi yağmur yağıyor, şemsiye almalıyız.
LanGeek
Mobil Uygulamamızı İndirin
Leksikal Ağaç
seeing
see



























