Ara
seasoned
01
terbiyeli
(of food) flavored with spices, herbs, or other ingredients to improve its taste and smell
Örnekler
He enjoyed a seasoned steak, grilled to perfection with a savory rub.
Lezzetli bir baharat karışımıyla mükemmel şekilde ızgara yapılmış terbiyeli bir bifteğin tadını çıkardı.
02
deneyimli, usta
highly experienced and skilled in a particular field or activity
Örnekler
He ’s a seasoned negotiator, skilled at striking deals in tough situations.
O, zor durumlarda anlaşma yapmakta usta, deneyimli bir müzakerecidir.
03
kurutulmuş, yaşlı
(of wood) having reduced moisture content, suitable for construction or other uses
Örnekler
Builders rely on seasoned lumber to ensure durability.
İnşaatçılar dayanıklılığı sağlamak için kurutulmuş keresteye güvenir.
Leksikal Ağaç
unseasoned
seasoned
season



























