Ara
scintillating
01
kıvılcımlar çıkaran
gleaming and full of flashes of light, like sparks or twinkling stars
Örnekler
As they gazed at the scintillating night sky, the stars seemed to dance above them.
Parlak gece gökyüzüne baktıklarında, yıldızlar üzerlerinde dans ediyor gibi görünüyordu.
02
parlak, zeki
brilliantly clever
03
göz kamaştırıcı
possessing a combination of intelligence, excitement, and appeal
Örnekler
The party was enlivened by her scintillating wit and engaging storytelling.
Parti, onun parlak zekası ve etkileyici hikaye anlatımıyla canlandı.
Leksikal Ağaç
scintillating
scintillate



























