to batter
ba
ˈbæ
tter
betterbanterbattlerbather

"batter"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to batter
01

vurmak, dövmek

to forcefully strike something or someone 
Transitive: to batter sb/sth
to batter definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
batter
3. tekil kişi
batters
şimdiki zaman ortacı
battering
basit geçmiş zaman
battered
geçmiş zaman ortacı
battered
Örnekler
In frustration, he began to batter the door with a heavy object. 

Hayal kırıklığı içinde, ağır bir nesneyle kapıyı dövmeye başladı.

02

hırpalamak, kullanımdan yıpratmak

to damage something by continuous use or force 
Transitive: to batter sth
Örnekler
Years of use had battered the leather jacket, leaving it worn and frayed. 

Yıllarca kullanım deri ceketi hırpalamış, onu yıpranmış ve yıpranmış bırakmıştı.

03

çırpmak

to strike repeatedly with heavy blows 
Intransitive
Örnekler
The wind began to batter against the house, shaking the windows. 

Rüzgar evin pencerelerini sarsarak dövmeye başladı.

Batter
01

vurucu (beyzbol)

(in baseball) a player who is currently attempting to hit the ball 
batter definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
batters
Örnekler
The batter stepped up to the plate, ready for the pitch. 

Vurucu, atışa hazır bir şekilde plakaya yaklaştı.

02

bulamaç

a mixture consisting of flour, milk, and eggs, used for making pancakes, or for covering food before frying 
batter definition and meaning
Örnekler
I dipped the fish fillets in a light and crispy batter before frying them. 

Balık filetolarını kızartmadan önce hafif ve çıtır bir hamura batırdım.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store