Ara
to roll in
[phrase form: roll]
01
varmak, çıkagelmek
to arrive at a location, often late or unexpectedly
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
hareket fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
in
temel fiil
roll
şimdiki zaman
roll in
3. tekil kişi
rolls in
şimdiki zaman ortacı
rolling in
basit geçmiş zaman
rolled in
geçmiş zaman ortacı
rolled in
Örnekler
It 's become a habit for him to roll in for breakfast after everyone else has finished.
Kahvaltıya herkes bittikten sonra gelmek onun için bir alışkanlık haline geldi.
02
akın etmek, doluşmak
to attract in large numbers, typically used to describe the flow of money or requests
Intransitive
Örnekler
After the successful product launch, profits began to roll in steadily.
Başarılı ürün lansmanından sonra, kârlar düzenli olarak gelmeye başladı.
03
sarmak, kaplamak
to become completely surrounded by clouds or fog
Intransitive
Örnekler
The fog rolled in, obscuring the view of the mountains.
Sis bastırdı, dağların görünümünü gizledi.



























