Ara
Reticule
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
reticules
Örnekler
The reticule hung gracefully from her wrist as she walked.
Yürürken, reticül bileğinden zarifçe sarkıyordu.
02
retikül, nişangah ızgarası
a pattern of dots, lines, or crosshairs positioned at the eyepiece's focal plane in an optical instrument
Örnekler
The rifle 's reticule indicated the correct point of impact.
Tüfeğin retikülü doğru vuruş noktasını gösteriyordu.



























