relative
re
ˈrɛ
re
la
tive
tɪv
tiv
regulativereactive

"relative"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

relative
01

nisbi

measured or judged in comparison to something else 
relative definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
The cost of living in this city is relative to one's income. 

Bu şehirde yaşam maliyeti, birinin gelirine görecelidir.

02

göreceli

properly related in size or degree or other measurable characteristics; usually followed by `to' 
03

bağıntılı

(grammar) referring to a noun, clause or sentence that has come before 
Relative
01

akraba

a family member who is related to us by blood or marriage 
relative definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
relatives
Örnekler
My grandparents, aunts, uncles, and cousins are all my relatives. 

Büyükannem, büyükbabam, teyzelerim, amcalarım ve kuzenlerim hepsi benim akrabalarım.

02

akraba, ilişkili tür

an animal or plant that bears a relationship to another (as related by common descent or by membership in the same genus) 
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store