Ara
Raven
01
kuzgun
a large black bird belonging to the crow family with shiny feathers and a loud unpleasant call
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
hayvan
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
ravens
Örnekler
The raven's keen eyes spotted a carcass in the distance, alerting other scavengers to the feast.
Kuzgunun keskin gözleri uzaktaki bir leşi fark etti, diğer leş yiyicileri ziyafete çağırdı.
raven
01
simsiyah
(especially of hair) shiny and black in color
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most raven
karşılaştırma derecesi
more raven
derecelendirilebilir
Örnekler
The heroine in the novel was described as having raven hair.
Romandaki kadın kahramanın kuzguni saçlara sahip olduğu anlatıldı.
to raven
01
oburca yemek, hırsla yemek
to eat greedily or ravenously
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
raven
3. tekil kişi
ravens
şimdiki zaman ortacı
ravening
basit geçmiş zaman
ravened
geçmiş zaman ortacı
ravened
Örnekler
They ravened on the feast at the festival.
Onlar festivaldeki ziyafeti oburca yediler.
02
oburca yemek, yırtıcıca yemek
(often of animals) to feed greedily
Örnekler
The foxes ravened in the barnyard.
Tilkiler ahırda oburca yediler.
03
yağmalamak, talan etmek
to prey on, hunt, or plunder
Örnekler
The invaders ravened the village without mercy.
İstilacılar köyü acımasızca yağmaladılar.
04
gaspetmek, zorla almak
to seize, take, or obtain by violence or force
Örnekler
He ravened control of the territory.
O, bölgenin kontrolünü kapıştı.
Leksikal Ağaç
ravenous
raven



























