Ara
Raven
raven
01
simsiyah
(especially of hair) shiny and black in color
Örnekler
The heroine in the novel was described as having raven hair.
Romandaki kadın kahramanın kuzguni saçlara sahip olduğu anlatıldı.
to raven
01
oburca yemek, hırsla yemek
to eat greedily or ravenously
Örnekler
They ravened on the feast at the festival.
Onlar festivaldeki ziyafeti oburca yediler.
02
oburca yemek, yırtıcıca yemek
(often of animals) to feed greedily
Örnekler
The foxes ravened in the barnyard.
Tilkiler ahırda oburca yediler.
03
yağmalamak, talan etmek
to prey on, hunt, or plunder
Örnekler
The invaders ravened the village without mercy.
İstilacılar köyü acımasızca yağmaladılar.
04
gaspetmek, zorla almak
to seize, take, or obtain by violence or force
Örnekler
He ravened control of the territory.
O, bölgenin kontrolünü kapıştı.
Leksikal Ağaç
ravenous
raven



























