rave
rave
reɪv
reyv
/ɹˈe‍ɪv/

"rave"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to rave
01

saçmalamak, anlamsız konuşmak

to talk rapidly and incoherently, making it hard for others to understand what is being said
Intransitive: to rave about sth
to rave definition and meaning
Örnekler
When discussing his favorite hobby, he raved about the intricacies and nuances.
En sevdiği hobisinden bahsederken, incelikler ve nüanslar hakkında saçmaladı.
02

övmek, yüceltmek

to praise and express intense admiration for someone or something
Intransitive: to rave about sb/sth
Örnekler
Friends and family members raved about the bride's stunning wedding gown and elegant bridal bouquet.
Arkadaşlar ve aile üyeleri, gelinin çarpıcı gelinliği ve şık gelin buketi hakkında övgüler yağdırdı.
03

çılgın partiye katılmak

to attend or participate in a rave, a large, lively party or event characterized by electronic music, dancing, and a vibrant atmosphere
Intransitive
Örnekler
Tomorrow night, they will rave at the beach party, looking forward to dancing under the stars.
Yarın gece, plaj partisinde çılgınca eğlenecekler, yıldızların altında dans etmeyi dört gözle bekliyorlar.
04

bağırmak, çıkışmak

to shout or speak in an angry, emotional, or unreasonable way
Örnekler
The teacher raved at the students for being late.
Öğretmen, öğrencilere geç kaldıkları için bağırdı.
Rave
01

coşkulu tezahürat

an enthusiastic article published in a magazine or newspaper about a particular film, book, etc.
Örnekler
The online review of the new art exhibition was a rave, praising the artists' creativity and talent.
Yeni sanat sergisinin çevrimiçi incelemesi, sanatçıların yaratıcılığını ve yeteneğini öven bir coşkulu övgü idi.
02

rave, elektronik müzik partisi

an all-night dance party featuring electronically synthesized music
Örnekler
He met several friends at a rave in the countryside.
Kırsalda bir rave partisinde birkaç arkadaşıyla tanıştı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store