Ara
Queue
01
kuyruk, sıra
a line in which people or vehicles wait for a particular purpose
Dialect
British
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
queues
Örnekler
The passengers formed a queue to board the airplane.
Yolcular uçağa binmek için bir sıra oluşturdular.
02
bir örgü, bir saç örgüsü
a length of hair gathered and fastened to hang down at the back of the head
Örnekler
Soldiers were once required to keep a queue as part of their uniform.
Askerler bir zamanlar üniformalarının bir parçası olarak bir kuyruk bulundurmak zorundaydı.
03
kuyruk, sıra dizisi
(computing) a sequence of items such as tasks, commands, or messages arranged to be handled in order
Örnekler
The administrator cleared the queue to restart the system.
Yönetici, sistemi yeniden başlatmak için kuyruğu temizledi.
to queue
01
sıraya girmek
to stand in a line of people waiting to do or buy something
Dialect
British
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
queue
3. tekil kişi
queues
şimdiki zaman ortacı
queuing
basit geçmiş zaman
queued
geçmiş zaman ortacı
queued
Örnekler
Can you please queue behind the others in line?
Lütfen sıradaki diğerlerinin arkasına sıra olabilir misiniz?



























