purse
Pronunciation
/pɝːs/

"purse"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Purse
01

el çantası

a small bag that is used, particularly by women, to carry personal items
Dialectamerican flagAmerican
handbagbritish flagBritish
purse definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
purses
Örnekler
She placed her purse on the chair next to her at the restaurant.
O, restoranda yanındaki sandalyeye çantasını koydu.
02

para kesesi, cüzdan

a small bag used, particularly by women, for carrying money
Dialectbritish flagBritish
coin purseamerican flagAmerican
purse definition and meaning
03

kese, para

a sum of money spoken of as the contents of a money purse
04

ödül, para ödülü

the amount of prize money or earnings awarded to winners or participants in a competition
Örnekler
Athletes compete fiercely for the purse in track and field events.
Atletler, atletizm etkinliklerinde ödül için şiddetle yarışırlar.
to purse
01

dudak büzmek

to pucker or tighten one's lips together to express disapproval or concentration
Transitive: to purse lips or mouth
to purse definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
purse
3. tekil kişi
purses
şimdiki zaman ortacı
pursing
basit geçmiş zaman
pursed
geçmiş zaman ortacı
pursed
Örnekler
She pursed her lips to keep from laughing.
Gülmekten kaçınmak için dudaklarını büzdü.
02

büzüştürmek, kırıştırmak

to draw together or contract into small folds or wrinkles
Intransitive
Transitive: to purse sth
Örnekler
The wind pursed the sail into tight creases.
Rüzgar yelkeni sıkı kırışıklıklara buruşturdu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store