ban
ban
bæn
ben
British pronunciation
/bæn/

"ban"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to ban
01

resmen yasaklamak

to officially forbid a particular action, item, or practice
Transitive: to ban an action or practice
to ban definition and meaning
example
Örnekler
In an effort to combat illegal fishing practices, the government banned the use of drift nets in its territorial waters.
Yasa dışı balıkçılık uygulamalarıyla mücadele etmek amacıyla, hükümet kendi karasularında sürüklenen ağların kullanımını yasakladı.
02

yayınlanmasını yasaklamak

to impose a restriction or prohibition on use or distribution of certain items
Transitive: to ban an item
example
Örnekler
The school board voted to ban sugary snacks and beverages from campus vending machines.
Okul yönetimi, kampüsteki otomatlardan şekerli atıştırmalıklar ve içecekleri yasaklamak için oy kullandı.
03

yasaklamak, men etmek

to officially prevent someone from engaging in a particular activity, behavior, or action
Transitive: to ban sb from a place
example
Örnekler
The school administration decided to ban the bully from the playground.
Okul yönetimi, zorbanın oyun alanına girmesini yasaklamaya karar verdi.
01

yasak

an official rule that prohibits someone from certain activities, behaviors, or goods
example
Örnekler
The school enacted a ban on sugary snacks in the cafeteria to promote healthier eating habits among students.
Okul, öğrenciler arasında daha sağlıklı beslenme alışkanlıklarını teşvik etmek için kantinde şekerli atıştırmalıklara yasak getirdi.
02

an official prohibition preventing a person from joining, entering, or taking part in an organization, country, or activity

ban
ban
bæn
ben
British pronunciation
/bˈan/
01

an undergraduate degree in nursing

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store