to prolong
Pronunciation
/pɹəˈɫɔŋ/

"prolong"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to prolong
01

uzatmak

to make something last longer in time than it would naturally
Transitive: to prolong an event or situation
to prolong definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
prolong
3. tekil kişi
prolongs
şimdiki zaman ortacı
prolonging
basit geçmiş zaman
prolonged
geçmiş zaman ortacı
prolonged
Örnekler
He prolonged his stay in the city to spend more time with family.
Aileyle daha fazla zaman geçirmek için şehirdeki konaklamasını uzattı.
02

uzatmak, uzamak

to extend in space or length
Transitive: to prolong sth
Örnekler
The path was prolonged to offer a better view of the valley.
Vadiye daha iyi bir manzara sunmak için yol uzatıldı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store