pressing
pre
ˈprɛ
pre
ssing
sɪng
sing
professingprocessingpraising

"pressing"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

pressing
01

acil, önemli

requiring immediate attention due to something's urgency or importance 
pressing definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most pressing
karşılaştırma derecesi
more pressing
derecelendirilebilir
Örnekler
We must address the pressing issue of climate change to ensure the planet's future. 

Gezegenin geleceğini garanti altına almak için iklim değişikliğinin acil sorununu ele almalıyız.

Pressing
01

presleme, sıkıştırma

the act of applying force or pressure to something 
pressing definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
pressings
Örnekler
The first pressing of the grapes made the best wine. 

Üzümlerin ilk preslenmesi en iyi şarabı yaptı.

02

baskı, basım

a product or item created by applying pressure, such as a vinyl record, molded object, or printed material 
Örnekler
The rare vinyl pressing of the album is a collector's treasure. 

Albümün nadir baskısı olan vinil, bir koleksiyoncu hazinesidir.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store