pressing
Pronunciation
/ˈpɹɛsɪŋ/

"pressing"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

pressing
01

acil, önemli

requiring immediate attention due to something's urgency or importance
pressing definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most pressing
karşılaştırma derecesi
more pressing
derecelendirilebilir
Örnekler
The pressing demand for affordable housing calls for innovative solutions.
Uygun fiyatlı konutlar için acil talep, yenilikçi çözümler gerektiriyor.
Pressing
01

presleme, sıkıştırma

the act of applying force or pressure to something
pressing definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
pressings
Örnekler
The juice was made by the pressing of fresh apples.
Meyve suyu, taze elmaların preslenmesi ile yapıldı.
02

baskı, basım

a product or item created by applying pressure, such as a vinyl record, molded object, or printed material
Örnekler
The artist released a limited-edition pressing of their latest single on colored vinyl.
Sanatçı, son single'larını renkli vinil üzerine sınırlı sayıda bir baskı olarak yayınladı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store