Ara
to baffle
01
şaşırtmak
to confuse someone by making something difficult to understand or explain
Transitive: to baffle sb
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
baffle
3. tekil kişi
baffles
şimdiki zaman ortacı
baffling
basit geçmiş zaman
baffled
geçmiş zaman ortacı
baffled
Örnekler
The sudden disappearance of the evidence baffled the investigators.
Kanıtların aniden kaybolması, araştırmacıları şaşırttı.
02
saptırmak, yönlendirmek
to control or direct the flow of a fluid, sound, or similar substance in a particular way
Transitive: to baffle a liquid, sound, or air
Örnekler
The exhaust system baffled the sound, reducing the engine noise significantly.
Egzoz sistemi sesi bastırdı, motor gürültüsünü önemli ölçüde azalttı.
03
önlemek
to prevent someone from achieving their goal or to disrupt their plans
Transitive: to baffle a plan or attempt
Örnekler
The new regulations baffled the company's expansion efforts.
Yeni düzenlemeler, şirketin genişleme çabalarını şaşırttı.
Baffle
01
yönlendirici plaka, baffle
a flat plate that controls or directs the flow of fluid or energy
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
baffles
Leksikal Ağaç
baffled
bafflement
baffling
baffle



























