Ara
perpetually
01
sürekli olarak, ebedi olarak
for an indefinite period of time
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
The sun shines perpetually in the desert, never once hiding behind clouds.
Güneş çölde sürekli parlar, hiçbir zaman bulutların arkasına saklanmaz.
02
sürekli olarak, durmadan
in a way that occurs continuously or over and over again, often to the point of irritation or frustration
Örnekler
She’s perpetually criticizing everything, making it hard to have a conversation.
O, sürekli olarak her şeyi eleştiriyor, bu da bir konuşma yapmayı zorlaştırıyor.
Leksikal Ağaç
perpetually
perpetual
perpetuate



























