Ara
to patch up
[phrase form: patch]
01
üstünkörü onarmak, yama yapmak
to repair something quickly or temporarily
Örnekler
She quickly patched up her ripped skirt with a safety pin.
O, yırtık eteğini bir toplu iğne ile hızla yama yaptı.
02
uzlaşmak, barışmak
to put an end to an argument with someone in order to make peace with them
Örnekler
Their relationship was strained, but a heartfelt conversation helped them patch up.
İlişkileri gergindi, ama samimi bir konuşma barışmalarına yardımcı oldu.



























