Ara
awake
01
uyanık
not in a state of sleep or unconsciousness
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most awake
karşılaştırma derecesi
more awake
derecelendirilebilir
Örnekler
The dog stayed awake to keep watch over the house.
Köpek evi gözetlemek için uyanık kaldı.
02
uyanık, tetikte
alert, conscious, and mentally and physically stimulated
Örnekler
After a quick run in the park, I felt more awake and energized, ready to tackle the rest of my day.
Parkta hızlı bir koşudan sonra kendimi daha uyanık ve enerjik hissettim, günün geri kalanını halletmeye hazır.
03
uyanık, farkında
aware of or conscious of a particular issue, situation, or idea
Örnekler
After attending the seminar on mental health, I became awake to the stigma surrounding mental illness and decided to become an advocate for greater awareness and understanding.
Zihin sağlığı üzerine düzenlenen semineri takip ettikten sonra, zihinsel hastalıkların etrafındaki damgaya uyandım ve daha fazla farkındalık ve anlayış için bir savunucu olmaya karar verdim.
to awake
01
uyandırmak, uyanmak
stop sleeping
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
awake
3. tekil kişi
awakes
şimdiki zaman ortacı
awaking
basit geçmiş zaman
awoke
geçmiş zaman ortacı
awoken



























