Ara
Orphan
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
orphans
Örnekler
The orphan found solace and a new family in the orphanage after losing both parents in a tragic accident.
Yetim, trajik bir kazada her iki ebeveynini kaybettikten sonra yetimhanede teselli ve yeni bir aile buldu.
02
öksüz, yavru öksüz
a young animal that has lost its mother
Örnekler
The wildlife center rescued an orphan fawn.
Yaban hayatı merkezi, bir yetim ceylan yavrusunu kurtardı.
03
yetim, yetim satır
the first line of a paragraph left alone at the bottom of a page or column
Örnekler
The editor adjusted the layout to avoid an orphan.
Editör, bir dul satır oluşmasını önlemek için düzeni ayarladı.
04
yetim, sahipsiz
a person or thing that is without care, guidance, or support
Örnekler
The abandoned building stood like an orphan in the city.
Terk edilmiş bina, şehirde bir yetim gibi duruyordu.
to orphan
01
öksüz bırakmak, ebeveynsiz bırakmak
to cause a child or young animal to lose one or both parents
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
orphan
3. tekil kişi
orphans
şimdiki zaman ortacı
orphaning
basit geçmiş zaman
orphaned
geçmiş zaman ortacı
orphaned
Örnekler
The war orphaned thousands of children.
Savaş, binlerce çocuğu öksüz bıraktı.
Leksikal Ağaç
orphanage
orphanhood
orphan



























