Ara
on time
eşdizim
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
He completes his tasks on time without any reminders.
O, hiçbir hatırlatma olmadan görevlerini zamanında tamamlar.
02
zamanında, süresi içinde
within the agreed-upon period or schedule for payment or fulfillment
Örnekler
The furniture store offers easy payment plans, allowing customers to buy on time.
Mobilya mağazası, müşterilerin zamanında satın almalarına olanak tanıyan kolay ödeme planları sunar.
03
zamanında, süresi dolduğunda
(chess) by the expiration of a player's time on the clock
Örnekler
Smith beat Jones on time, when his opponent's clock ran out.
Smith, rakibinin saati dolduğunda Jones'u zamanında yendi.
on time
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most on time
karşılaştırma derecesi
more on time
derecelendirilebilir
Örnekler
She was on time for her appointment.
O, randevusuna vaktinde geldi.



























