Ara
on time
Örnekler
The train arrived on time at the station.
Tren istasyona zamanında vardı.
02
zamanında, süresi içinde
within the agreed-upon period or schedule for payment or fulfillment
Örnekler
They decided to purchase the car on time, making monthly payments for the next few years.
Önümüzdeki birkaç yıl boyunca aylık ödemeler yaparak arabayı zamanında satın almaya karar verdiler.
03
zamanında, süresi dolduğunda
(chess) by the expiration of a player's time on the clock
Örnekler
He beat his opponent on time.
Rakibini zamanında yendi.



























