oily
oi
ˈɔɪ
oy
ly
li
li
coylydoylywoyliedoyley

"oily"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

oily
01

yağlı

(of food) containing a lot of oil 
oily definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
oiliest
karşılaştırma derecesi
oilier
derecelendirilebilir
Örnekler
The fish was overly oily, making the dish feel heavy and rich. 

Balık aşırı yağlıydı, bu da yemeği ağır ve zengin hissettirdi.

02

yağlı, yağ kaplı

covered, coated, or soaked with oil 
Örnekler
His hands were oily after fixing the engine. 

Motoru tamir ettikten sonra elleri yağlıydı.

03

yağcı, dalkavuk

characterized by excessive flattery or ingratiating behavior that often feels insincere or manipulative 
Örnekler
His oily charm made her question whether he was being genuine. 

Onun yağlı çekiciliği, samimi olup olmadığını sorgulamasına neden oldu.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store