Ara
to occlude
01
örtmek, engellemek
to hide or conceal by covering or obstructing
Transitive: to occlude sth
Örnekler
The dense vegetation occluded the entrance to the hidden cave.
Yoğun bitki örtüsü, gizli mağaranın girişini kapattı.
02
bloklamak
to close up a vein, opening, or passage
Transitive: to occlude an opening or passage
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
occlude
3. tekil kişi
occludes
şimdiki zaman ortacı
occluding
basit geçmiş zaman
occluded
geçmiş zaman ortacı
occluded
Örnekler
During the storm, fallen branches occluded the road, making it impassable.
Fırtına sırasında düşen dallar yolu kapattı, geçilmez hale getirdi.
Leksikal Ağaç
occluded
occlusion
occlusive
occlude



























