metallic
me
mi
ta
ˈtæ
llic
lɪk
lik
cephalicphallicvocalicpyrogallic

"metallic"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

metallic
01

metalik, metal görünümlü

made of or resembling metal 
metallic definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
The car's metallic exterior gleamed in the sunlight. 

Arabanın metalik dış yüzeyi güneş ışığında parlıyordu.

02

metalik, metal sesini andıran

having a harsh sound resembling the striking of two metals together 
Örnekler
The door creaked open, emitting a metallic squeak. 

Kapı gıcırdadı ve metalik bir gıcırtı çıkardı.

03

metalik

(of a voice) sounding sharp and unnatural when transmitted through electronic devices 
Örnekler
On the intercom, a metallic voice announced the departure of the train. 

İnterkomda, metalik bir ses trenin kalkışını duyurdu.

04

metalik

(of colors and pigments) having shiny and reflective qualities, like metal 
Örnekler
The artist used metallic paint to add shimmering accents to the canvas. 

Sanatçı, tuvala parıltılı vurgular eklemek için metalik boya kullandı.

Metallic
01

metalik, metalik iplik

a yarn made partly or entirely of metal 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
metallics
02

metalik

a fabric made of a yarn that is partly or entirely of metal 
to metallic
01

metalik bir tat vermek, metal tadı olmak

having a taste, smell, or quality similar to metal 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
durum fiili
düzenli
şimdiki zaman
metallic
3. tekil kişi
metallics
şimdiki zaman ortacı
metallicking
basit geçmiş zaman
metallicked
geçmiş zaman ortacı
metallicked
Örnekler
The water from the old pipes has a metallic taste. 

Eski borulardan gelen suyun metalik bir tadı var.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store