Ara
to luxuriate
01
gelişmek
(of plants and animals) to grow and spread out very well in favorable conditions
Örnekler
Where the river emptied into the lake, cattails and bulrushes luxuriated, their populations multiplying rapidly in the optimal conditions.
Nehrin göle döküldüğü yerde, sazlar ve kamışlar gürleşti, nüfusları optimal koşullarda hızla çoğaldı.
02
oldukça haz duymak
to enjoy nice things like comfort, food, or relaxing activities to a very high degree
Örnekler
After a long week of work, John luxuriated in a hot bath, savoring the feeling of relaxation.
Uzun bir çalışma haftasının ardından John, rahatlama hissini tadarak sıcak bir banyoda keyif yaptı.
03
aşırı keyif almak, şımarmak
enjoy to excess
Leksikal Ağaç
luxuriation
luxuriate
luxuri



























