Ara
to luxuriate
01
gelişmek
(of plants and animals) to grow and spread out very well in favorable conditions
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
luxuriate
3. tekil kişi
luxuriates
şimdiki zaman ortacı
luxuriating
basit geçmiş zaman
luxuriated
geçmiş zaman ortacı
luxuriated
Örnekler
Thanks to the abundant rainfall that season, the tropical orchids luxuriated on the forest floor, exploding with lush blooms.
O mevsimdeki bol yağışlar sayesinde, tropikal orkideler orman zemininde gelişip serpildi, gür çiçeklerle patladı.
02
oldukça haz duymak
to enjoy nice things like comfort, food, or relaxing activities to a very high degree
Örnekler
After a long week of work, John luxuriated in a hot bath, savoring the feeling of relaxation.
Uzun bir çalışma haftasının ardından John, rahatlama hissini tadarak sıcak bir banyoda keyif yaptı.
03
aşırı keyif almak, şımarmak
enjoy to excess
Leksikal Ağaç
luxuriation
luxuriate
luxuri



























