longstanding
long
ˈlɒng
long
stan
stæn
stān
ding
dɪng
ding
long-standing

"longstanding"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

longstanding
01

epeydir devam eden

having persisted or existed for a significant amount of time 
longstanding definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most longstanding
karşılaştırma derecesi
more longstanding
derecelendirilebilir
Örnekler
Their longstanding friendship began in elementary school and has endured through all the ups and downs of life. 

Onların uzun süredir devam eden arkadaşlığı ilkokulda başladı ve hayatın tüm iniş çıkışlarında devam etti.

02

uzun süredir devam eden, köklü

(of a person) having held a certain position, role, or relationship for a long time 
Örnekler
She is a longstanding member of the board, having served for over 20 years. 

O, 20 yıldan fazla bir süredir hizmet veren, yönetim kurulunun uzun süredir devam eden bir üyesidir.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store