longstanding
long
lɑ:ng
lang
stan
stæn
sten
ding
dɪng
ding
British pronunciation
/ˈlɒŋˌstændɪŋ/
long-standing

"longstanding"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

longstanding
01

epeydir devam eden

having persisted or existed for a significant amount of time
longstanding definition and meaning
example
Örnekler
The restaurant is known for its longstanding commitment to using locally sourced ingredients in its dishes.
Restoran, yemeklerinde yerel kaynaklı malzemeler kullanma konusundaki uzun süreli bağlılığı ile tanınır.
02

uzun süredir devam eden, köklü

(of a person) having held a certain position, role, or relationship for a long time
example
Örnekler
He is a longstanding member of the organization, having served on the board for over twenty years.
O, yirmi yıldan fazla bir süredir yönetim kurulunda görev yapmış, organizasyonun uzun süredir üyesidir.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store