Ara
to lay aside
[phrase form: lay]
01
bir kenara koymak, biriktirmek
to save money for the future
Örnekler
The retiree laid aside money to live comfortably in her retirement years.
Emekli, emeklilik yıllarında rahat yaşamak için para bir kenara koydu.
02
bir kenara koymak, saklamak
to put something away for future use or consideration
Örnekler
The baker laid aside some dough to make bread tomorrow.
Fırıncı yarın ekmek yapmak için biraz hamuru bir kenara koydu.
03
bir kenara bırakmak, ertelemek
to stop dealing with something for a while
Örnekler
The parent laid aside their worries and enjoyed the moment with their child.
Ebeveyn endişelerini bir kenara bıraktı ve çocuğuyla anın tadını çıkardı.



























