Ara
sparsam
01
tutumlu, idareli
Mit Geld oder Ressourcen vorsichtig und bedacht umgehend, ohne zu verschwenden
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
am sparsamsten
karşılaştırma derecesi
sparsamer
derecelendirilebilir
çekimlenebilir
Örnekler
Unser Nachbar ist so sparsam, dass er im Winter die Heizung kaum aufdreht.
Komşumuz o kadar tutumlu ki kışın ısıtmayı zar zor açar.



























