kriminalpolizeikuvert
/ 6
kriminalpolizeikuvert
kriminalpolizei[n]

kriminal polis,suç polisi

kriminalroman[n]
krise[n]

kriz,buhran

krisenstimmung[n]
kriterium[n]
kritik[n]

eleştiri,tenkit

kritiker[n]

eleştirmen,tenkitçi

kritisch[adj]

eleştirel,sorgulayıcı

kritisieren[v]

eleştirmek,kınamak

kroatien[n]

Hırvatistan,Hırvatistan ülkesi

krokodil[n]

timsah,timsah

kröte[n]
krücke[n]
krug[n]

sürahi,testi

krümel[n]
kruste[n]
kubismus[n]

kübizm,kübist tarz

küche[n]

mutfak,mutfak

kuchen[n]

kek,pasta

kuchenform[n]

kek kalıbı,pasta kalıbı

küchenmaschine[n]

mutfak robotu,mutfak makinesi

kuckuck[n]
kugel[n]

kurşun,mermi

kugelfisch[n]

balon balığı,kirpi balığı

kugelschreiber[n]

tükenmez kalem,dolma kalem

kuh[n]

inek,sığır

kühl[adj]

serin,serinletici

kühlschrank[n]

buzdolabı,soğutucu

kühlung[n]
küken[n]

civciv,yavru kuş

kuli[n]

tükenmez kalem,kalem

kulinarisch[adj]

mutfak,gastronomik

kultur[n]

kültür,medeniyet

kulturangebot[n]
kulturbeutel[n]
kulturell[adj]

kültürel,kültürel

kulturerbe[n]
kulturgeschichte[n]
kulturgut[n]

kültürel miras,kültür varlığı

kulturkritisch[adj]

kültürel eleştirel,kültür eleştirisi

kulturvielfalt[n]
kultusminister[n]
kümmel[n]
kummer[n]

keder,üzüntü

kümmern[v]

endişelenmek,ilgilenmek

kumpel[n]

dost,arkadaş

kumquat[n]
kunde[n]

müşteri,alıcı

kundengespräch[n]
kündigen[v]

feshetmek,istifa etmek

kündigung[n]

işten çıkarma,fesih

kündigungsfrist[n]
kundschaft[n]
künftig[adj]

gelecek,ilerideki

kunst[n]

sanat,güzel sanatlar

kunstgeschichte[n]

sanat tarihi çalışmak

kunsthandwerk[n]

sanat el işçiliği,sanat zanaatı

künstler[n]

sanatçı

künstlerisch[adj]

sanatsal,yaratıcı

künstlername[n]

sahne adı,sanatçı adı

künstlich[adj]

yapay,suni

kunstobjekt[n]
kunststoff[n]

plastik,sentetik malzeme

kupfer[n]

bakır,bakır

kupferaxt[n]
kupferzeit[n]
kuppel[n]

kubbe,kümbet

kurator[n]

küratör,müze müdürü

kürbis[n]

kabak,balkabağı

kurpark[n]

kaplıca parkı,termal park

kurs[n]

kurs,ders

kursleiter[n]

kurs lideri,eğitmen

kurve[n]

viraj,dönemeç

kurz[adj]

kısa,kısa süreli

kurzbeschreibung[n]
kürzen[v]
kurzfristig[adv][adj]

kısa vadeli,geçici olarak • kısa vadeli,geçici

kurzgeschichte[n]
kurzhaarig[adj]
kürzlich[adv]

yakın zamanda,kısa süre önce

kurzporträt[n]
kurzurlaub[n]

kısa tatil,kısa seyahat

kurzweilig[adj]

eğlenceli,keyifli

kurzzeitgedächtnis[n]
kurzzeitig[adj]
kuss[n]

öpücük,buselik

küssen[v]

öpmek,öpüşmek

küste[n]

kıyı,sahil

kutsche[n]
kuvert[n]

zarf,mektup zarfi

LanGeek
Uygulamayı İndir