kätzchenkleidungspflege
kätzchenkleidungspflege
kätzchen[n]
katze[n]

kedi,pisi

katzenklo[n]
kauf[n]

alım,satın alma

kaufen[v]

satın almak

käufer[n]

alıcı,müşteri

kauffrau[n]

iş kadını,tüccar kadın

kaufgeneigt[adj]
kaufhaus[n]
kaufkräftig[adj]
kaufmann[n]

tüccar,esnaf

kaufprämie[n]
kaum[adv]

zar zor,neredeyse hiç

kausalität[n]
kazoo[n]

kazoo,mirliton

kebab[n]

kebab,döner

kefir[n]

kefir

kegel[n]

koni,koni

keimen[v]
keimling[n]
kein[det][pron]

hiç,yok • hiçbiri

kein auge zutun[phrase]
keineswegs[adv]
keks[n]

bisküvi,kurabiye

kelle[n]

kepçe,çömçe

keller[n]

bodrum,kiler

kellner[n]

garson,servis elemanı

kennen[v]

tanımak,bilmek

kennenlernen[v]

tanışmak,keşfetmek

kenntnis[n]

bilgi,malumat

kennzeichen[n]
kentern[v]
keramik[n]

seramik,çömlekçilik

kerl[n]
kern[n]
kernfamilie[n]

çekirdek aile,temel aile

kerze[n]

mum,şamdan

ketchup[n]
kette[n]

zincir,halka dizisi

kettenraucher[n]
keule[n]
keyboard[n]

elektronik klavye,klavye

kichererbse[n]
kiefer[n]

çene,çene kemiği

kieme[n]
kiez[v]
kilogramm[n]

kilogram,kilo

kimono[n]

kimono,geleneksel Japon giysisi

kind[n]

çocuk,yavru

kinderarzt[n]
kinderbetreuung[n]
kinderbuch[n]
kindergarten[n]

anaokulu

kinderlähmung[n]
kinderpsychiater[n]
kinderwagen[n]

bebek arabası,puset

kindheit[n]

çocukluk,çocukluk dönemi

kinn[n]

çene,çene

kinnbart[n]
kino[n]

sinema,sinema salonu

kiosk[n]

büfe,kiosk

kipplaster[n]
kirche[n]

kilise,tapınak

kirchlich[adj]
kirsche[n]

kiraz,kiraz

kirschtomate[n]

kiraz domates,cherry domates

kissen[n]

yastık,minder

kiste[n]

kutu,sandık

kittel[n]
kiwi[n]

kivi,kivi

klage[n]

dava,dilekçe

klagen[v]

şikayet etmek,dava açmak

klamotten[n]

giysiler,kıyafetler

klang[n]

ses,gürültü

klanglich[adj]
klappen[v]

işe yaramak,başarılı olmak

klar[adj]

açık,anlaşılır

klären[v]

açıklamak,aydınlatmak

klarinette[n]

klarnet,klarnet

klarmachen[v]

açıkça açıklamak,anlaşılır hale getirmek

klasse[n][adj]

harika,müthiş

klassenarbeit[n]

sınav,sınıf sınavı

klassenkamerad[n]
klassenzimmer[n]
klassiker[n]

klasik,zamansız başyapıt

klassisch[adj]
klatschen[v]

alkışlamak

klaue[n]

pençe,tırnak

klaustrophobie[n]

klostrofobi,kapalı alan korkusu

klausur[n]

sınav,yazılı

klavier[n]

piyano,klavye

kleben[v]

yapıştırmak,tutkallamak

kleber[n]

tutkal,yapıştırıcı

kleid[n]

elbise,giysi

kleiderbügel[n]
kleidergröße[n]
kleidersack[n]
kleiderschrank[n]

gardırop,dolap

kleidung[n]
kleidungspflege[n]
LanGeek
Uygulamayı İndir