Ara
perfuser
01
perfüzyon yapmak, damar yoluyla sıvı vermek
administrer un liquide, un médicament ou une solution dans le corps d'un patient à l'aide d'une perfusion
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
ayrılamaz
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
perfuse
1. çoğul kişi
perfusons
gelecek zamanda 1. kişi
perfuserai
geçmiş zaman ortacı
perfusé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
perfusions
Örnekler
On a perfusé le blessé pour stabiliser son état.
Yaralının durumunu stabilize etmek için ona perfüzyon yapıldı.



























