Ara
dévêtu
01
çıplak, giysisiz
qui n'est pas vêtu, nu ou sans vêtements
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
le plus dévêtu
karşılaştırma derecesi
plus dévêtu
derecelendirilebilir
eril tekil
dévêtu
eril çoğul
dévêtus
dişil tekil
dévêtue
dişil çoğul
dévêtues
Örnekler
Après le cours de natation, elle était dévêtue pour se changer.
Yüzme dersinden sonra, üzerini değiştirmek için çıplaktı.



























