étincelant
Pronunciation
/etɛ̃s(ə)lɑ̃/

"étincelant"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

étincelant
01

parıltılı, ışıldayan

qui produit des étincelles ou brille intensément
étincelant definition and meaning
example
Örnekler
La neige était étincelante au soleil.
Kar güneşte parıldıyordu.
02

qui brille intensément ou qui attire l'attention par son éclat

étincelant definition and meaning
example
Örnekler
Ce film offre des images étincelantes.
Bu film göz kamaştırıcı görüntüler sunuyor.
03

parlak, ışıldayan

qui brille d'un éclat vif, particulièrement après un nettoyage
étincelant definition and meaning
example
Örnekler
La salle de bain est étincelante de propreté.
Banyo temizlikten parıl parıl parlıyor.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store