Ara
voûté
01
kemerli, kavisli
qui a la forme d'une voûte ou d'un arc
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
le plus voûté
karşılaştırma derecesi
plus voûté
derecelendirilebilir
eril tekil
voûté
eril çoğul
voûtés
dişil tekil
voûtée
dişil çoğul
voûtées
Örnekler
La cathédrale a un plafond voûté magnifique.
Katedralin muhteşem bir tonozlu tavanı var.
02
kambur, kamburu
courbé vers l'avant (dos, épaules)
Örnekler
Le vieux fermier marchait avec le dos voûté.
Yaşlı çiftçi kambur sırtla yürüyordu.



























