Ara
vivace
01
kalıcı, çok yıllık
qui dure longtemps ou repousse chaque année
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
le plus vivace
karşılaştırma derecesi
plus vivace
derecelendirilebilir
eril tekil
vivace
eril çoğul
vivaces
dişil tekil
vivace
dişil çoğul
vivaces
Örnekler
Un souvenir vivace de mon enfance.
Çocukluğumdan canlı bir anı.
02
kalıcı, dayanıklı
qui persiste longtemps sans s'affaiblir
Örnekler
Une croyance vivace dans les traditions locales.
Yerel geleneklere dair kalıcı bir inanç.
03
canlı, hızlı ve enerjik
indication de tempo rapide et énergique en musique
Örnekler
La partition demande un allegro vivace.
Partisyon, bir allegro vivace gerektirir.



























