tâtonner
01
yoklamak, el yordamıyla ilerlemek
chercher quelque chose en touchant ou en avançant prudemment
Örnekler
Je tâtonne dans l' obscurité pour trouver la porte.
Kapıyı bulmak için karanlıkta el yordamıyla ilerliyorum.
02
yoklamak, deneme yanılma yapmak
essayer différentes solutions pour trouver la bonne
Örnekler
Les scientifiques tâtonnent pour trouver un nouveau traitement.
Bilim insanları yeni bir tedavi bulmak için el yordamıyla çalışıyor.



























