Le tas
[gender: masculine]
01
yığın, küme
amas d'objets ou de matière accumulés
Örnekler
Un tas de sable bloque le chemin.
Bir yığın kum yolu tıkıyor.
02
yığın, ton
grande quantité (familier)
Örnekler
Elle a un tas d' idées géniales.
Onun bir sürü harika fikri var.
03
aşağılık, pislik
personne méprisable (argot péjoratif)
Örnekler
T' as vu comment il m' a parlé ? Quel tas !
Bana nasıl konuştuğunu gördün mü? Ne aşağılık herif!



























