le salon
salon
salɔ̃
salaw
savonselonsalin

"salon"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

Le salon
01

oturma odası, salon

pièce principale d'une maison où l'on reçoit les invités ou se détend 
le salon definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
salons
Örnekler
Nous regardons la télévision dans le salon. 

Televizyonu salonda izliyoruz.

02

sergi

manifestation organisée pour présenter des produits, des œuvres ou des services au public 
le Salon definition and meaning
Örnekler
Le salon du livre attire des milliers de visiteurs chaque année. 

Kitap fuarı her yıl binlerce ziyaretçi çeker.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store