Ara
rassurer
01
güvence vermek, rahatlatmak
faire cesser l'inquiétude de quelqu'un
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
rassure
1. çoğul kişi
rassurons
gelecek zamanda 1. kişi
rassurerai
şimdiki zaman ortacı
rassurant
geçmiş zaman ortacı
rassuré
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
rassurions
Örnekler
Un sourire peut parfois rassurer une personne anxieuse.
Bir gülümseme bazen endişeli bir kişiyi rahatlatabilir.
02
rahatlamak, kendini güvende hissetmek
arrêter de s'inquiéter, retrouver son calme
Örnekler
Tu devrais te rassurer, tout ira bien.
Kendini rahatlatmalısın, her şey iyi olacak.



























