parader
01
geçit töreni yapmak, resmi geçit yapmak
marcher en formation pour une cérémonie ou un défilé
Örnekler
Ils paradent avec leurs uniformes impeccables.
Onlar kusursuz üniformalarıyla geçit yapıyorlar.
02
hava atmak, gösteriş yapmak
se montrer de façon voyante pour attirer l'attention ou impressionner
Örnekler
Il ne peut pas s' empêcher de parader devant ses collègues.
Meslektaşlarının önünde gösteriş yapmaktan kendini alamıyor.



























