Ara
La multitude
01
kalabalık, yığın
foule nombreuse
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
dişil
Örnekler
La multitude scandait des slogans.
Kalabalık sloganlar atıyordu.
02
kalabalık, çok sayıda
très grand nombre de personnes ou de choses
Örnekler
Une multitude d' étoiles brillait dans le ciel.
Gökyüzünde çok sayıda yıldız parlıyordu.



























