Ara
La faculté
01
fakülte, üniversite bölümü
division spécialisée d'une université où l'on étudie un domaine particulier
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
dişil
çoğul biçim
facultés
Örnekler
Il étudie à la faculté de médecine.
Tıp fakültesinde okuyor.
02
yetenek, beceri
capacité naturelle ou mentale à faire quelque chose
Örnekler
Il a une grande faculté d'adaptation.
Büyük bir uyum sağlama yeteneğine sahip.
03
hak, yetki
la capacité ou le droit légal de faire quelque chose
Örnekler
Il a la faculté de décider pour lui-même.
Kendi başına karar verme yetkisine sahip.



























