La complicité
[gender: feminine]
01
yakınlık, anlaşma
relation d'entente ou d'amitié entre personnes qui se comprennent bien
Örnekler
Leur complicité se voit dans leurs échanges.
Yakınlıkları, etkileşimlerinde görülüyor.
02
suç ortaklığı, suça iştirak
fait d'aider ou de participer à un crime ou une action illégale
Örnekler
La complicité des témoins a facilité l' enquête.
Tanıkların suç ortaklığı soruşturmayı kolaylaştırdı.



























